Ana içeriğe atla

Kayıtlar

2015 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Bir İnsanı Sevmekle Başlayacak Her Şey

"Biz aşkı yanlış filmlerden öğrendik sevgilim,
Yoksa rahmet neden uzak kalsındı bize?"
Ahmet Kaynar
Aşk, âşık ile mâşuk arasında görünmez bağlar inşa eder. Aralarındaki mesafe ne kadar uzak olursa olsun, âşığın acıyan bir yanının mâşukta can bulması halidir, adı aşk. Aşk, arafta kalma halidir. Bir uçurum kenarıdır, uçurumun kenarındaki güle tutunmaktır, tutulmaktır, adı aşk.
Aşk, onu oluşturan tevafuklarla mutlu olmaktır, teslim olmaktır. Hayallerini, hasretlerini, sevdanı biriktirerek duâna katıp, teslim olmaktır,bir tevekkül halidir adı aşk.
Aşk, tabi ki filmlerden öğrenilmez. Ancak aşkın iyi ve güzel yanını, saflığını, merhameti, sınırları, bekleyişi destekleyen bir film var. Heiran, 2009, İran yapımı bir film. Bu filmi kısa kesitleriyle, dublajsız ve alt yazısız izlemiş olsam bile, bende uyandırdıklarını sevdim, aşkı sevdim, aşkın doğru ve güzel yaşanmış olmasını sevdim.

Sınırların, savaşların olduğu bir dünyada insan neye, nasıl güvenip sevebilirdi ki? Kalın duvarların ayırd…

Sevda Ki, Sır Gerektir

Galata Kulesi'nin gözü Salacak açıklarında, o nazende sevgilide. Kız Kulesi'nin gözü ise, İstanbul'a tepeden bakan o ihtişamlı yarda. Hiçbir zaman kavuşamayacak olan iki sevdalı...
Öyle bir sevda ki bu, ancak tüm İstanbul'un uykuda olduğu vakitler fısıldaşır, gizli gizli bakışır ve konuşurlarmış. Dalgalar, seslerini örtermiş sevda sözlerinin. Çünkü martıların bile bu sevdayı duymalarını istemezlermiş. Çünkü sır olan paylaşılmaz, paylaşılan da sır olmaktan çıkar. Öyle ki, bir hikaye anlatalım ve sükut edelim azizim : 
Leyla'ya bir gün sormuşlar. "Sen mi Kays'ı daha çok sevdin, yoksa o mu seni sevdi?" diye. "Elbette ben daha çok sevdim!" demişti Leyla, Kays adını duyunca gözünden yaşlar boşanarak. "Elbette ben onu daha çok sevdim..." "Nedir delilin, nasıl ispat edersin onu daha çok sevdiğini, üstelik o senin için çılgınlığa varmış, aklını yitirmiş Mecnun olmuşken?" O vakit Leyla ağlayarak, "Sırdır ki, gizli gerektir. …

Ahsenü'l Kasas

Masal değildi Yusuf ile Züleyha. Hakikatin perdesinden süzülen ışıklardı. Kur'an-ı Kerim'in övgüsü ile "Ahsenü'l Kasas" -kıssaların en güzeli- sunuluyordu iman kalplilere ayet ayet.

Züleyha.
Yusuf'un Züleyha'sı...
Züleyha, aşk öykülerindeki mücadeleci tek kadındır bana göre. Ne Leyla, ne Aslı, ne de Şirin aşık atabilir onunla. Züleyha Mısır'ın nilüferi, nam-ı diğer Lotus çiçeği, Züleyha'nın kokusu. Bugün hala Kahire'nin göbeğinde duran Lotus Kulesi ile Mısır’ın sembolü.
Züleyha, Yusuf’un mana-i ismiyle de olsa değerini bilmiş ve uğruna makamını, şöhretini, itibarını, mal ve mülkünü, saltanat sahibi eşini ve ömrünü feda etmiş bir kadın. Yusuf için değmez mi? Değer tabi.

"Yusuf'suz dünya tar-u mar olsun!" anlayışını bir kadına yakıştıramayanlar, dağları delen Ferhat'a, çöllere düşen Mecnun'a destanlar yazanlar, dilerlerse Züleyha'yı yerden yere vursunlar. Hakikatte o hepsinden daha kahramandır. Zira kadın olmanın zayıfl…

Vazgeçmek, vazgeçilmek, vazgeçebilmek

Bir saat gibiydi, tik-tak. Bir şeylere geç kalmaktan korkuyordu, koşup da yetişememekten. Vazgeçmekten korkuyordu belki. Belki de vazgeçilmekten...

"Bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim." diye başlar Neruda.
"Sevdim ben onu, o da beni sevdi bir ara."
'Bir ara sevmek' nasıl bir şeydi acaba? Bir an bile çıkmazken aklından, bir an bile ayrı kalmaya dayanamazken, bir ara nasıl olur da vazgeçip gidebiliyorduk?

Oğuz Atay mesela :
"Beni bir gün unutacaksan, bir gün bırakıp gideceksen boşuna yorma derdi. Boş yere mağaramdan çıkarma beni. Alışkanlıklarımı, özellikle yalnızlığa alışkanlığımı kaybettirme boşuna. Tedirgin etme beni."
Çok doğru söylememiş mi? Eğer bir gün vazgeçilecekse, bırakıp gidilecekse eğer bir gün, neden birlikte adım atılır başlangıçlara?

Elif Şafak mesela. Her ne kadar kimlik bunalımlı ergen bir genç kız gibi davransa da, lafı gediğine oturtmuş vazgeçmek konusunda :
"Zor olsa da bırakmak lazım bazen. Gitmek istiyorsa sevgili, made…