Ana içeriğe atla

Kayıtlar

2014 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Ayağa Takılan Tecrübeler

Hayatın bize neler sunacağını hiçbir zaman tahmin edemeyiz. Farkında olmadığımız bir anda, en çok da çaresiz kaldığımızı hissettiğimiz bir anda imkanlar kapısını bize aralar hayat. Bazılarını elimizin tersiyle kapatırken, bazılarını fark etmeyiz bile. Peki hayat bize bu kapıları nasıl fark ettirir? Sunduğu imkanları nasıl karşımıza çıkarır? Yolumuza taş koyup ayağımızın takılmasını sağlayarak mı? Elbette, tamamen tesadüfi bir şekilde... Pek fazla tecrübem olmasa da şu 18 yıllık hayatımda, bir çok taş takıldı ayaklarıma. Küçücük bir taşa takıldım bazen. Düştüm mü?  Evet. Ama kalkmasını da bildim. Takıldığım küçük taşlarla birlikte yolumu değiştirmem gerektiğini, beni başka bir kapının beklediğini de anladım her seferinde. Ayağa kalktığımda baktım ki, hayat bana hep seçebileceğim imkanlar, kapılar sunmuş. Farklı yollar koymuş önüme, uzayıp giden yollar... İki yol arasında kalmışlığım da vardır benim. Nasıl desem, gülerken ağlamak gibi mesela. İki arada ama bir derede asla değil. Bu sa…

Mavi Alay

İkinci Dünya Savaşı adı her geçtiğinde, her zaman Hitlerin acımasızlığı ve Yahudilerin yaşadığı dram akıllara gelir. Ama en az bunun kadar bilinmesi gereken ise Stalin'in acımasızlığı ve Kırım Türklerinin yaşadığı dramdır. Bunu bir yandan Nazi iktidarı diğer yandan Sovyet faşizmi arasında kalmış, çaresiz Kırım Türklerini anmak için yazıyorum.

İkinci Dünya Savaşı sırasında Kırım Türkleri Stalin'in baskısı altındaydı. Hitler, Rusya'ya savaş ilan edince Ankara da Kırım Türklerini Almanların yanında savaşa girmeleri için ikna etmeye başladı. Nazi ordusu, kılavuzluk ve istihbarat sağlamak amacıyla Kırım Türklerinden oluşan Mavi Alay adında bir askeri birlik kurdu.

Ancak savaşın seyri birden değişti. Hitler yenildi, Mavi Alay askerleri Kızıl Ordu'dan kaçmak için Avrupa içlerine göç etmeye başladı. Yakalandıklarında kurşuna dizileceklerini bilen sivil halk da onlara katıldı. Avusturya'da Drau Nehri yakınlarına yerleştiler. İngiliz ordusu Avusturya'yı işgal edince de İ…

Struma

Okuduğunuz bir kitap hayatınızı değiştirebilir mi? Hem de iki üç kez bıkmadan okuduğunuz... Benim hayatım değişti, aynı kitabı defalarca okuduktan sonra.
Zülfü Livaneli'nin Serenad'ından bahsediyorum. O gerçekçi anlatım tarzının beni uçsuz bucaksız enginliklere götürüşünden. Size kitabı anlatacak değilim; merak edecek olursanız, okumanızı tavsiye edebilirim anca. Ve kısa bir not ekliyeyim : Romanın kurgusal olduğuna bakmayın, karakterleri dışında tüm olaylar gerçek. Yaşamdan izler bulabileceğiniz, içinizi acıtacak şeyler öğreneceğiniz bir kitap!
1933 ve 1945 yılları arasında Nasyonel Sosyalist Alman İşçi Partisi idaresi altında hüküm süren Hitler Almanyasını biliyorsunuz. Ama ne kadarını? -Demokratik seçimler sonucu 1933'te iktidara gelen Hitler'in yaptığı ilk yeniliğin çıkardığı memur yasası olduğunu... Bu yasayla, 1933'te yapılan reform ile devlet dairelerinde çalışacak olan memurların "gerçek Alman" olmalarının zorunluğu kılındığını... -1933'te Y…